23 Temmuz 2015 Perşembe

Mabel Matiz - Sarışın

Bir yaz yolculuğu edası uyandırıp insanın yüzüne rüzgarını bile çarptırmış sadece benim değil bir çok kişiyle paydaş bir duygu yorumlardan okuduğum kadarıyla.

Böyle temiz ve naif duyguları sere serpe duymak ne güzel sanki sinestezi hastası yapıyor insanı, çok severim ben duygularımı alt üst eden sanatları.


Ayrıca hep derim eğer bir sanat icra edebilseydim farklı olurdum, mesela sesim olsa birçok farklı müzik kültüründen kişiyle düet yapar, farklı sanatsal klipler çekerdim… Ne bileyim piyasa sanatçısı olmazdım. Mabel Matiz'de bunu görüyorum, farklılık aşikar endemik, özel bir sanatçı. 

9 Temmuz 2015 Perşembe

Ve Ben Batarken Derinlere

Sayıklıyoruz hiç yaşamamışçasına.
Kaç ömür geri saymalıyız mutluluk icin.
İnatlarımız ve güzel çocukluğumuz.
Vakitler darken tam ne mutlu içimiz.

Sen ve geriye kalan teferruat.
Kaç gece eskitmeliyiz daha.
Sabırsa seninle güzel.
Oysa sığmıyo icime gökler.
Yadırgadığım uzaklıklarımız var.
Yakın edemesemde güzel gecelerimiz.

30 Haziran 2015 Salı

Beklentilere Gebe Gerçeklikler

Kaybedecek çok şeyin var be dostum
Kalmamış sanırken ardında
Daha neler göreceksin, yanacak canın!
Kaçmayı yeğlemek en kolayı
Var mısın benimle koca bir savaşa?

Hadi tut ellerimi, niye uzak ki yakınlarımız?
Mesut günlere özlemin benden daha mı az?
Elbet bu gün bizde sabredenlerdeniz.
Ya nereye kadar?

Niçin sevdiğimiz şehirlere kaçmıyoruz?
Heyecanımız vardı. Bir zaman ki nefesimiz kesilirdi.
Uyumazdık da heveslerimiz bağlardı bizi
Şimdi arkada beklentiler ve koca bir gelecek kaldı.  

Elden Gelenler

Şimdi ne sen suçlusun nede ben
Bırakmak istemezdim bu şekilde susarken
Baskılara, aileye, kültüre karşı koyarken
Güçsüz kalmanı anlayabiliyorum

Savaşmadın demeyeceğim herkesin savaşı kendine büyük
Yoruldun biliyorum, tutamadım ellerinden
Oysaki bilsen içimde dolup taşan ne büyük bir özlem 

25 Haziran 2015 Perşembe

Mazoşist İlişkiler

Hayatı yaşamak herkese nasip olmuyor. Yaşamlar arasında öylesine derin çizgiler var ki umutlar, hayaller, beklentilerin niteliği v.s. v.s. çok farklıyız birbirlerimizden. Bir benzerimiz daha yok şu koca mahlukatın içinde.

 Gel gelelim asıl mevzuya bu kadar farklı kişilere sahip bizlerin ilişkilerinin normal olmasını beklemekte doğal olmasa gerek. Analiz edebildiğim ilişkilerin arasında mazoşizm çizgisi en tehlikelilerinden. Çiftlerin karşılıklı bağımlılık boyutuna ulaşan birlikte olma, merak etme dürtüsü. Karşılıklı mazoşizm’i körüklediğini düşünüyorum. Çevresel etkenler sebebiyle birlikte olamayacağı inancını kendi içlerinde körükleyen aynı zamanda bağımlı olmuş ilişkiler bu işi mazoşizme dönüştürüyor. Sonunun genelde evlilikle bittiğini gördüğüm bu çeşit ilişkiler, evlilik öncesi süreçleri kendilerine haz sağlayan fakat hayatı dar eden bir çıkmaza sokmaktadırlar.


Düz insanlar olmak bu kadar mı zor, olamıyoruz işte. Gerek bilinçaltı geçmişimiz gerek çevresel etkenler ve olmak istediğimiz kişiliğimiz bizi devamlı olduğumuzdan farklı kişiliklere taşıyor. Keşke önce kendimizce mutlu olabilsek, çevremize, ilişkilerimize ışık olabilsek keşke!

21 Haziran 2015 Pazar

Yakın

Kesif bir unutkanlık bendeki
Önüne geçilmez, ardından bakıyoruz işte
Yazlar ve kışlar birbiri ardına tekerrürdeler
Kendimize gelemedik bir türlü
Uyanmak gerekli der dururum
Nerden başlanır ki bu ödeve
Bilemedim şeklini şemalini
Sizlerin ne güzel hayalleri var öyle
İçini ısıtır dinleyenin
Bizler ise kendi hapsimizde
Uykularımız bile yarım
Bahse varım devrimler yakın 

Ramazan Yılın En Büyük Devrimidir

Monotonlaşmaya yönelik pek çok önlem alırım hayatta, çoğu işe yaramaz. Belli bir süre içerisinde aynileşmez mi serüvenlerimiz? Düzene girdiğimizi sanırken parça parça sıkılmaz mıyız? Ben hep korkarım monoton bir ömürden

Oysa Ramazan koca monoton bir yılı alır, ters düz eder alışkanlıklarımızın tümünü. Uyuma, yeme içme ve dahası değişiriz işte ayak uydururuz isteyerek ve bilerek. Bence Ramazan bu ülkede gerçekleşen en geniş tabanlı devrimdir.   


Sonu bayramdır, kavuşmadır. Kendisi başlı başına bir mücadeledir, kolay değildir. Amacım, din adamlarının anlattıklarını tekrarlamak bu felsefenin çok derinine inmek değil, yüzeysel olsa bile bu devrimin farkına vardırtabilmek.  

17 Haziran 2015 Çarşamba

Ters Yüz

Meydan ve mahal vermezdin
Bizatihi kaçışların bana olurdu
Kimseleri varis bırakmadan nereye?
Feragat etmelerin elinden gelirde
Yakarışlara mı yenilişlerin?
Azami yaşardık biz, hızlıca tükettiğimizden değil mi belli? 
Şiir, müzik, kitap sevmezmiş. Ulan sanırsın Maslow piramidinin dibinde yaşıyor. Ruhun ne yer ne içer sordun mu bi? 

16 Haziran 2015 Salı

Yerlerimizi Alıyorlar

Yeni gelenler her zaman değerlidir. Eskileri tüketmişizdir bittabi. Madde ve duygulardan münezzehtir bu durum, bireysel ihtiyaçlarımız gereği tüketmeye mahkumuz

Niye üretmeden tüketiyoruz ki habire, oysa yoruluyoruz da. Duygusuzlaşıyoruz, hayvanlaşıyoruz, kabaran köle iştahımız tüketmeye meyilli, üretmek emek ister çünkü. Feda etmeye yanaşmıyoruz.

Hayatta devamlı suretle anlatacak tek kelimemin kalmamasına, eski kalmaya, unutulmaya sadistçe bir istekle özen gösteriyorum. Ben tüketiliyorum çünkü hayat doğal seleksiyonunu dişlerini geçirircesine hissettiriyor. Bağlanacağım amaçlar değersizleşince gözlerimin önünde, tükenmek elbet elzem oluyor.

Yeni gelenler bizlerin yerlerini doldurmaya çalıyor, aynı heyecan var gözlerinde, sıkılmamışlık, iştahlı bir nefis. Ne hoş bir tebessüm yüzlerinde.