20 Mayıs 2015 Çarşamba

Uyanmalı

Ömürler ister bazen hayat
Vakfedebilmelisin ki genişleyebilesin
Kendine tıkandıkça sıkışmışlığa olacak şikâyetin
Üzerinde durmayabilmelisin
Gecenin bir yarısında çıkabilmelisin
Uyanıklığa olan isyanını yenebilmelisin
Coşkunun peşinde yalnız kalabilmelisin
Başarıyı en tepesine koyduğun hayatı
En güzel sen yaşabilmelisin
Bırak aksın endişelerin
Sevdiklerine en yakın hep olabilesin

19 Mayıs 2015 Salı

Değişmeyebilmek Adına

İki omzumun arasında yönetemediğim bir iktidar
Ve inançsızlığıma tahammülüm azalıyor artık
Kendim gibi derdim eskiden oysa yozlaşıyorum artık
Birçok kişi ve kestikleri ahkâmlara tıkadım kulaklarımı
İstemediğim bir istikamete, mucizelere mecbur bırakmaya utanmıyorsunuz da hiç
Ne istiyorsunuz benden? Kirli bir hayat mı olsun meşgalem?
Oysa herkes kadar farklıydım o zamanlar
Ve günahlarım daha az
Şimdi geride egenin sıcak güneşinin yaktığı bir omuz
Hatıralar eski! içinde ne kadar aransan da biz yokuz

20 Nisan 2015 Pazartesi

Kuyucaklı

Şimdi ne sen suçlusun ne de ben
Günahını alır kızardım eskiden
Beklentin muntazam bir hayatken  
En doğrusuydu elini eteğini çekmen
Benim eğri büğrü yollarım
Senin cetvellerin var
Ortada buluşamadığımız çokça da yaşanmış lığımız
Senden sonra öyle şarkılarım ve kitaplarım var ki
Yalnız da değilim işte bildiğin gibi

Hegemonya'm

Güçlü görünmek ne zor Allah’ım
İnandırıvermek kendini bile
Saatlere bölmek günleri
Geçmeyecek acılar biriktirmek
Her şeye rağmen, canını yakamamak
Onca zaman geçti ki şimdi haklı buluyorum babamı
Büyüyor muyum neyim?  
Lüzumsuz geliyor artık önemsemek
Zor ve can yakıyor geleceği görememek
Siz sanıyorsunuz ki herbişey yolunda
Ben yolumda, o bile kendi yolunda
Herkes giderken senin yanında
Arkaya kalıp beklerim ben
Çoğu kişi düşmemi beklerken 

19 Nisan 2015 Pazar

Çalın Davulları

Artık bunaldıkça yürüyorum, dur duraksız
İnsanlardan kaçıp kendimi bulmak için
En çok ta senin için
Yüreğe, bedene, İstanbul’a ya da dünyaya
Sığamıyorum işte saatlerce kaldırımlarda sessiz sakin
Sana benzetiyorum birilerini
Ve o birilerinin sen olma ihtimali yok ki
Ne acı!
Artık olmadıkça sen ve kabardıkça içim
Bir güzel yürüyorum ki sorma
Olanlara ve durumuma öfkem gırla
Kendimle konuşmalarımda. Ki çokta kızarım kendime
Bir güzel de haklı çıkmaların yok mu içimde
Bende sevdadır başkalarını haklı bulma davası
Şimdi tövbeler edip çıkmamam gerekir yoluna
Oysa sen yamacımda, rüyamda en yakınımda
Gitmeye yakınsın biliyorum
Yoruluyorum, kızıyorum, kanıyorum
Ben oyuncaklarımı bile paylaşmazdım ki çocukken
Dayanılmaz bir hal aldı artık hayat
Bile bile aklım yerindeyken
Görmemem, bilmemem, duymamam gereken senler olacak
Aklımı yerinde tutmamda zor olacak
Ve artık buralarda kalmakta
En çokta sevdiklerimle konuşmak yoracak
Delilik yapmamak için ısırıcam elimi, sana bir zararım dokunmayacak
O gün gelirse eğer ölümüm elinden olacak 

16 Nisan 2015 Perşembe

Eylül

Yitiririm masumluğumu
En yakınlarıma değin küserek hayata
En yakınımın yaşadığı bedbaht hikaye gibi
Öyle de uzağım ki
Hayat değirmeni öğütürken öyle bayağıyım ki
Ne boş ve ne renksizim
Kaçmayı en uzağa, sanki tek çözüm gibi
Ve artık bilmek istemediğim gibi
Hülasa öyle çok seni istediğim gibi
Bildiğim ve artık gelemeyeceğim gibi
Bundan böyle kendi etrafımda döneceğim gibi
Aptal gibi
Ve hatta ve hatta bu yüzyıla ait olmadığım gibi
Ruhuna sahip olamadığım gibi
Şimdi fersah fersah uzağında olmamı istediğin gibi
O günler gibiyim artık
Olabildiğine geniş zamanlar ve ben yine unuttum yaşarken içinde olmayı. 

10 Nisan 2015 Cuma

Bin Yıllık Yalnızlık

Ey benim güzel ömrüm bilemedin ben ne hiçim
Etrafsızım ki çok daralıyor göğsüm
Yetemedim evvel ve büyütemedim kendimi
Kan tutar oldum ve kin doluyum
Oysa öylesine mutluyum ki var sebep
Yılanlar yok etrafımda benden büyük  
Dilim şimdi kuru damağımda o tat
Şimdi ölümlerden ölüm beğenmek mevsimi
Vakitler ardına kadar açık
Benzediğim insanlar vardı ki çocukken hiç istemezdim
Söyle nem kaldı, hayatlar tekerrüre gebe 

15 Mart 2015 Pazar

Bir an

Telaşlanma
Sebeplerin ötesi vardır inan
Bilemezsin bazen uzak olur yanındakiler inan
Kör heveslerin tutarda koy vermez bir an
Belki sabaha yakın duyarlar sesini dayan

Bazen zordur yaşamak ama sen uyan
İncinme istemem, hayat zor  
Bir gün kırılırsın, dayanamam
Yediremem kendime, kaçsam da kurtulamam
Uzaklarda bulamazdım ki
Kendime ettiklerim hep yalan

Islak avuçlarım, bir dolu dünyalıkla benim koşan
Hissiyatsızlık içindeydim ki
Şimdi duygularım kabarıp duran 

Ben

Tanıdıklar gelmiş çocukluğumdan
Esefli öğütlerle dillerinde
Anlattıkları, bildikleri bir başka ben
Sahi ya kimdim ben
Kandırdığım onca insan var ki en çok ben
Ve ayın yirmi yedisi gidenler gelmiyor
Bekleyen gene ben
Sabaha karşı uyudum uykumdan
Sabahına gördüğüm düşümde herkes vardı
O kadar sevdiklerimi hiç toplayamamıştım ben
Herkes kendince dünyalıklarını getirmişti
Öncelikleri vardı insanların
Hayalleri, dertleri
Oysa uyanmak isteyen sadece ben 

Sahte

Sahte; tesadüfler gibi, biz gibi belki ben gibi
Biteviye boş konuşurduk, vakitlice seni göreli
Ben düzelmez avare, sakın koşma diyemem ki
Doluyum bilen bilir. Ki boşalmaz dudaklarımdan gam
Kendimi bilmezliğim pistir. Tanımam hiç kimseyi

Saatleri takip edemezken, günler geçiyor arkada
Niyetlere hüküm verirken ben, doğru olamadım
Yanlış anladılar beni, düzeltmedim
Durmamın veya gitmemin önemi yoktu onlar için
Ben ise hiç olmak istemedim

Şimdi ise bilmez davranıp, sahte oyunlar oynadım
Yoktu kemale ermemin yolu ki istedim
Ben seni en çok kendimde sakladım
Çocukluğumda gördüğüm güzel bir düştüm
Ne yaptın diye sorma koştum, koştum, koştum…